Kimler Sitede

Şuanda 18 misafir bağlı
Anasayfa

Manyas

Manyas, Balıkesir iline bağlı bir ilçe olup, Türkiye’nin kuzeybatısına düşer. 

Marmara Bölgesinin sınırları içindedir. Doğusunda; Bandırma, Susurluk, Batısında; Gönen, Balya Kuzeyinde; Manyas Gölü, Güneyinde; Balya ve Balıkesir ile çevrilmiştir.

 Manyas Kuş Cenneti

Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine 18 km. uzaklıktaki Manyas Kuşgölü'nün kuzey doğu  sahilinde yer alan Kuş Cenneti Milli Parkı'nın Türkiye Milli Parkları için de çok özel bir yeri ve dünya çapında  önemi vardır.  64.1 hektarlık çok küçük bir  sahada 266 değişik türden 2-3  milyon kuşun bir araya  getirdiği benzersiz güzellikteki tabiat, Kuş Cenneti'nin yaşayan ve çok iyi korunan bir doğa mirası olduğu gerçeğini Avrupa ve  dünyaya  kabul ettirmiştir.  

Kuş cennetini ortaya çıkaranlar  1939 yılında bölgeyi ziyaret eden İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde görev yapan Alman Profesör Curt Kosswig ve eşi Leonore  Kosswig'dir. Kosswig 1952 yılında yörede bir biyoloji istasyonu kurup, istasyon bekçisine yöreyi koruma görevi vermiş ve sahanın koruması 1959 yılına kadar Kurt Kosswig ve eşinin çabalarıyla süregelmiştir.

Bu tarihten sonra etkili bir korumayla artan kuşlardan dolayı Kuşcenneti Milli Parkı, 15 Mart 1976 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından tabiatın en iyi korunduğu yerlere verilen "A" sınıfı Avrupa Diploması ile ödüllendirilmiştir. Beş yıl süreli olan bu diploma 1981, 1986, 1991 ve 1996 yıllarında yenilenmiş, 2001 yılında  askıya alınan diploma 2004 de yeniden verilmiştir.    

Kuşcenneti Milli Parkı'nda tespit edilen 266 türden 66'sı her yıl düzenli olarak kuluçka yapmakta, 22 türü bazı yıllar kuluçka topluluğuna katılmakta, geri kalan 178 tür ise göç esnasında Milli Park'a uğramaktadır.

Milli Park Kuş Cenneti'ndeki kuş türlerinin ve yörenin faunasını oluşturan canlıların sergilendiği Müze, çeşitli bölgelere yerleştirilmiş 5 ayrı kameradan kuşların izlendiği Kuş Gözlem Merkezi, Hatıra Eşya Satış Reyonu , Kuş Gözetleme Kulesi, Gezinti ve Dinlenme Alanları ile ziyaretçilere hizmet vermektedir.

Park sahası içinde ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir büfe mevcuttur.Park alanı içinde piknik yapılması ve hizmet araçları dışında araç girişi yasaktır.Ziyaretçi araçları için Park Girişi önünde otopark bulunmaktadır.

Manyas Gölü kenarındaki göçmen kuşları ve kuşların konak yerlerini korumak, zengin kuş çeşitlerini ve güzel manzarayı meraklıların  ve  ziyaretçilerin  hizmetine sunmak  amacıyla Manyas Kuşgölü'nün kuzey doğu sahilindeki   52 hektarlık alan 1959 yılında Milli Park ilan edilmiş,  1975  yılında Milli Park alanı 64.1 hektara çıkarılmıştır.

Manyas kaplıcaları

Manyas'ın kaplıcaları Kızık Köyü yakınlarında, Gönen yolu üzerinde sağ tarafta yeşillikler ve orman bölgesinde 40-50 dönümlük bir damar üzerinden çıkmaktadır. Şu anda 6 kuyudan çıkan kaplıca suyu saniyede 50-60 litre civarında 45-50 derecedir. Bu kaplıca arazisi SERPİN TURİZM A.Ş. tarafından alınarak buraya 300 yataklı termal ve kaplıca hastanesi, 80 villa ve120 daireden oluşan 3 apartman otel yapılmıştır.

Yapılan tahlillere göre Manyas Kızık kaplıcaları Oligometalik sşifalı bir su olarak bilinmektedir. Kükürt oranı düşük, kalsiyum maddesi bol olduğu için içilerek sindirim organlarındaki hastalıklara, böbrek taşlarını düşürmeye çok faydalı gelmektedir. Termal banyosu olarak deri hastalıklarını, romatizma, kemik erimesi, kadınsal hastalıklar, eklem hastalıkları, yorgunluk ve stres gibi rahatsızlıklara son derece iyi gelmektedir. Burasını kaplıca haline getiren Manyaslı Ali KALYONCU'dur.

Yüzlerce hastalığa iyi gelen harika bir sıcak su ve vücudun tüm hücrelerini yenileyen, kireşlenme, romatizma, spor, sakatlıkları ve fazla kiloları ortadan kaldıran tedavi merkezleridir. Kaplıcaların insan vücuduna akla gelmeyecek kadar çok yararları vardır. Bunların başında kum dökme, böbrek taşlarının düşmesi, kalsiyum nedeniyle erken yaşlanmanın önlemi, iskelet bozuklukları, bel boyun, sırt ağrılarının tedavisi yapılır.

Manyas gölü

Bandırma ve Erdek körfezinin güney kıyılarından 15 km içerisinde bulunan bu gölün yüzölçümü yaklaşık 192km2 dir. Gölün doğu-batı doğrultusundaki genişliği ise 11km dir. En derin yeri kuzeyde olup, 5km yi geçmemektedir. Manyas gölüne güneyden Kocaçay dökülür. Göl sularını karadere vasıtasıyla Susurluk ırmağına boşalır. Kışın taşarak çevresine geniş batakliklar oluşturan Manyas Gölünün çevresindeki vadilerin ağızları kesimlerinde yeni alüvyonlar birikmiştir.Genellikle eski körfezlerde toplanmiş olan bu alüvyonlar göl alaninin küçülmesine neden olmuştur. Göl düzeyi ile çevresindeki alçak yaylalar arasında 100-120 m.lik bir yükselti farkı vardır. Manyas Gölünden Edilen İstifadeler: Kışın taşan gölün çekilmesiyle arazide bıraktığı alüvyonlar sayesinde (kazak fasulyesi) adı verilen iri taneli fasulye ve diğer yazlık ürün (mısır, ayçiçeği, şekerpancarı) yetiştirilir.

Eski adı APHMİTİS LİMNE olan Manyas Gölü kıyılarında yer alan kuş cenneti milli parkı gölün kuzeydoğusunda yer almaktadır.

Manyas'a nasıl gidebilirim ?

 

 

Manyas tarihçe

Manyas’ın en eski sakinleri, coğrafyacı STPABOR’a göre DOLİONLAR’dır. APOLLANDORAS da STRABOR gibi, Dolionlar’ın DASKİLEİNA’ya kadar uzanan AİSEPOS, Gönen-Karacabey, RİNDAKOS, Mustafa Kemal Paşa ve Adaranas Çayı arasındaki bölgede oturduklarını belirtir. İlçenin eski ismi MİLOTOPOLİS veya PEMANİNOS’dur. Bu bölgenin içine aldığı Ergili mevkiinde 1952 yılında yapılan ilk arkeolojik araştırmada, VII. asıra ait proto-korinth sekaya peos parçaları ve VI. asıra ait Doğu Yunan seramik parçaları elde edilir. Hatta ani döküntü toprak içinde ahanenit buhullası bulunur ve böylece bu yerlerin bir zamanlar İranlılar’a ait bir merkez olduğuna dair bir işarete rastlanır. Ayrıca bunun yanında, Helenistik ve Roma çağına ait adak ve mezar kabartmalarıyla, Manyas’ın 2 km güneybatısında Macar değirmeni, hamam ve yaklaşık 1000 dekarlık bir sahada şehir harabesini andıran kalıntılar, 5 km batısında şifalı kükürtlü ılıca ve Maltepe’de mezarlar, gözyaşı kupaları, yağdanlıklar, küçük şarap testicikleri bulunur. VII. asırın başında ilçe topraklarında yerleşik düzene geçilmiştir. Osmanlı döneminde bölge toprakları, KARASİ sancağına bağlı kalmıştır. 1877 Osmanlı-Rus savaşı sonucunda KIRIM TÜRKLERİ’nden 25 hanelik göçmen kafilesi ROMANYA yoluyla bu bölgeye yerleşmiştir. Bunun sonucu olarak, bölgede yaşayan köylüler, buraya TATAR köyü adını vermişlerdir. Ancak bundan 15 yıl sonra, 1892/3’te, KAFKASYA’dan 25 hanelik bir göçmen kafilesi daha gelerek, ilçede MALTEPE olarak bilinen tepenin eteklerine yerleşince Manyas, Gürcü, Çerkez, Dağıstan, Kabartay vb. kültürden gruplarla renklenmiştir. Sonraki dönemlerde, sıklıkla KAFKASYA, ROMANYA, BULGARİSTAN ve YUNANİSTAN’dan gelen göçmenlerin bölgeye yerleşmesiyle TATAR köyünün sınırları iyice genişlemiştir. Bu, kaçınılmaz olarak yeni bir yapıyı gerekli kılmıştır. Şu an, Manyas’tan 3 km. kuzeyde bulunan ve o dönemde merkezi KAYACA’da olan nahiye teşkilatı MANYAS’a alınmıştır. Böylece 1890 yılında MANYAS, BANDIRMA’ya bağlı nahiye merkezi olmuştur. Bu durum, 1936 yılına kadar devam eder. 1936 yılının aralık ayında 3012 sayılı kanunla BALIKESİR iline bağlı ilçe merkezi halini alır.

Manyas Bölgesi hakkında sizde yazı ekleyin !

 
< Önceki   Sonraki >